Page name

 Köşe Yazarları

Köşe Yazarları

Hasan KAYA

SİVASLI OLMANIN FARKINA VARMAK!

 

Sivaslılar ve Sivas Platformu ile ilgili bazı düşüncelerimi, gözlemlerimi sizlerle paylaşmak istiyorum.

Cümlelerime başlarken,  Sivas Platformuna öncülük eden, Ülkenin demokratikleşmesi mücadelesine ve Sivaslıların dayanışması ve kucaklaşmasına sebep olanları kutluyor ve bu onurlu davranışları karşısında saygıyla eğiliyorum.

Sivaslılar ülkenin bağımsızlığı ve demokratikleşmesi için mücadele vermiş ve ağır bedeller ödemişlerdir. Çanakkalelerde , Anafartalar da, Dumlupınar da binlerce şehit vermiş, T.Cumhuriyetinin kurulmasında önemli görevler üstlenmişlerdir.

Sivas Platformunun kurulmasına öncülük edenler yalnızca “Sivaslı”ların bir araya gelmesini değil aynı zamanda hoşgörü ve diyalog zemininde yeşermesine katkı sunmuşlardır. Hiçbir siyasi kaygı gütmeden hareket etmiş ve farklılıklarımızı zenginliğe dönüştürme kaygısı içerisinde olmuşlardır. Aksi şekilde davranmak, dünyaya siyasi/mezhep penceresinden bakmak, biz Sivaslıların gücünün azalmasına ve etkinliğinin kaybolmasına, diyalog ortamının ve hoşgörü kültürünün zedelenmesine neden olacaktır.

Sivas Platformunun öncüleri; özveri, sabır ve inatla birliktelik adına önemli işler yapmakta, birlikte yaşama kültürüne önemli katkı sunmaktadırlar. Bizlere düşen, hangi siyasi, etnik, mezhepsel anlayış içerisinde olursak olalım, böyle bir çabaya köstek değil destek olmaktır.

Sivas Platformu;  Sivaslıların birlik, beraberlik ve kardeşliği için önemli bir kurumdur.  Sivaslılar, siyasi ve mezhepsel farklılıkları ön plana çıkarmayı değil, siyasal/mezhepsel farklılıklara  saygı göstererek önce “Sivaslı” kimliğini ön plana çıkarmalıdır. Çünkü bizler bütün farklılıklarımıza rağmen aynı topraklar üzerinde birlikte doğup büyüdüğümüz, pınarlarından soğuk suyunu kana kana içtiğimiz, dağlarında madımak toplayıp höllük elediğimiz, türküleriyle birlikte sevinip birlikte hüzünlendiğimiz, her 4 Eylülde gururlandığımız,  her 2 Temmuz sıcağında üşüyüp, ısınmak için birbirimize sarılmışız.

Haydi Sivaslılar; “Sivas  Platformu”nun, her Sivaslı'nın kendisini ifade edebileceği, gelişen olaylara mezhepsel ve siyasal pencere yerine, demokrasi penceresinden bakacak, ayrımcılık yerine yan yana yaşamanın temellerini oluşturacak farklılıklarımızı bir kültürel zenginlik olarak kabul edecek ve herkesin sahipleneceği bir çatı olması, herkesin kendini bulacağı bir yapı olmasını için sende bir omuz ver.

İleriye dönük vizyonumuz, geniş tabanlı bir sivil toplum örgütü oluşturarak yöremizin gelişmesine yardımcı olmak, toplumsal barışa katkıda bulunmaktır. Herkes in birbirini olduğu gibi kabul ettiği, inanç farklılıklarını, kültürel zenginlik olarak gördüğü. Bir  Sivas yaratmalıyız. Çağımızın gerisinde kalan Alevi-Sünni çekişmelerine, yapay sağ-sol ayrımına ve kardeşi kardeşe düşüren kısır çekişmelere artık dur demeliyiz. Hacı Bayram Velilerin, Hacı Bektaşi Velilerin, Pir Sultan Abdalların, Mevlanaların Yunus Emrelerin hoşgörü anlayışının  yaşatılmasına katkı sunmalıyız.

Ülkeye öteden beri hâkim olan, herkesin enerjisini birbirini tüketmek için harcadığı geleneksel üslup değişmeli. Bu siyaset tarzı ortadan kalkmalıdır. Ön yargılarımızda arınmak, el ele tutuşmaktan geçmektedir.  Alevisiyle Sünnisiyle Türkiye'nin zenginliğiyiz. Biz bir Türk ebrusuyuz. Büyük Hünkâr'ın belirttiği gibi, “bir olalım, iri olalım, diri olalım; gelin canlar bir olalım”. Türkiye'nin böyle fotoğraflara, olumlu mesajlara ihtiyacımız  var.

Geçmiş yüz yılların kavgalarını, önümüzdeki yüz yıllara taşıyamayız. İnanıyorum, Alevi-Sünni, Kürt-Türk, birlikte Sivas'ın yollarında el ele yürüyeceğiz. Bundan böyle, geçmişin acı olayları Sivas'ın tarihinden silinecektir. Nasıl ki “4 Eylül” ortak sevincimizse, “2 Temmuz”da ortak acımızdır. Zaman, birbirlerimizin acıları üzerinden inatlaşma değil, birbirlerimizin acılarını yüreklerimizde hissetme zamanıdır. Bize düşen, ayrım yapmaksızın kenetlenmeyi sağlamaktır.

Sivaslılar çok şey öğrenmiştir Anadolu erenlerinden. Hoşgörüyü Mevlana'dan, sevgiyi Hacı Bektaşdan, Hak sevgisini Yunus'tan. Geçmişten ders alıp, geleceği ona göre yönlendirmeliyiz.

Bizim yolumuz  hoşgörü ve sevgi yoludur..İnsanın insanileştirilmesi, hoşgörünün yaratılması, ötekinin kucaklanması bizim politikalarımızın temeli olmalıdır. Farklılıklarımız zenginliğimizdir.bu konuda ne yapılması gerekirse, inanıyorum ki her “Sivaslı”yım diyen herkes gereğini yapacaktır.

 

Hasan Kaya